Göreme ile Uçhisar arasında uzanan bu vadi, köylülerin gübre olarak toplamak için kaya yüzüne oyduğu binlerce güvercin yuvasından adını almaktadır. Uçhisar Kalesi'nin sürekli eşlik ettiği kolay, asfaltlı bir yürüyüş.
Bölgenin en devasa, şapkalı peribacaları burada. Eskiden din adamları burada inzivaya çekilirdi. Simeon adına oyulmuş üç başlı peribacasının içine tırmanıp bakmayı unutmayın.
Burada kilise falan yok, sadece çılgın bir doğal yapı var. En ünlüsü deve siluetindeki peribacasıdır. Biraz hayal gücüyle öpüşen ördekler ve yunuslar bile görebilirsiniz. Kesinlikle eğlenceli bir kısa mola.
İlginç, uzun sütun şeklindeki peribacalarıyla ünlü. Sabah erkenden balonlar havalanırken buradan yürümek bir yerli klasiğidir. Yukarıdaki seyir tepesi gün batımında efsane olur.
Bu üç peribacası Ürgüp'ün mutlak simgesidir. Prenses, çoban ve bebekleri efsanesini bilmeyen yerli yoktur. Arkasında Erciyes Dağı'nın o ihtişamlı siluetiyle harika fotoğraf kareleri verir.
Kapadokya'nın tartışmasız en iyi gün batımı noktası. Güneş batarken kızıl kayalar kelimenin tam anlamıyla ateş gibi parlar. Yukarıda bir çay kapın ya da vadinin içindeki tünelli patikalara dalın.
Kızılçukur ile birleşen Güllüdere, yerlilerin en favori yürüyüş rotasıdır. Ortasında gizli Haçlı Kilise'yi bulursunuz. Bahar aylarında çiçeklerle dolup taşar, harika bir rotadır.
Ziyaret etmek için en iyi zaman gün doğumu saatleridir. Kameranızı yanınıza almayı unutmayın!